Yorumlu-Yorum programında bugün bir gelişme ile gündeme geldik. Arapçiftliği Mahallesi’nde kamuya ait bir alan üzerinde boşaltma işlemi gerçekleştirilmiş ve akabinde doldurulma işlemlerine başlanmıştır. Bu durumu haberimize taşıdık. BELTAŞ Genel Müdürü Üzeyir Yiğit ise yapılan bu işlemin ardından, muhtar ile anlaştıklarını ve gereken işlemleri yaptıklarını belirtti. Aynı zamanda, kendilerini eleştirenler hakkında hukuki süreç başlattıklarını ifade etti.
Geçmişe dönecek olursak, eski zamanlarda dükkanların önünde, bazen cami çevrelerinde bulunan mesler rüzgar gibi geçmişte yaşananları anımsatıyor. Soğuk günlerde namaza gidenlerin giydiği deriden yapılmış mes, ayakkabı yerine geçip işlev görüyordu. İnsanoğlu, bazen yaşadığı garip anekdotlarıyla düşmeye mahkumdur. Örneğin, yeni evli bir gelin ev işlerinde kayınpederine yardımcı olurken, gıcırdayan zemin üzerinde komik bir duruma düşebilir.
Burada, geçmişte olduğu gibi bir durum yaşanmakta. Bir durum açıklama gerektirmiştir. Yüreği olan insanın, kamu adına ve adalet adına nasıl bir sorumluluk taşıdığı önemlidir. Adalet, bir gün mutlaka kendini gösterecektir. Ancak insanlar, güçlerini kötüye kullanmaları durumunda, tarihin derinliklerinden gelen bir acı ile karşılaşmak zorunda kalabilirler. ‘Devlet, yarına bırakır ama yanına bırakmaz.’ sözü, bu durumu en iyi özetleyen ifadelerdendir.
Kamuoyundaki algılara bakıldığında, Üzeyir Yiğit’in, tüm yaptığı işlerin Bakan Bey’in bilgisi dahilinde olduğunu iddia etmesi, çeşitli sorular doğurmuştur. Önemli olan tek gerçek ise Düzce’dir. Bugün burada olan ve yarın gidecek olanların öneminden ziyade, biz Düzceli bireyler olarak bu toplumda varlığımızı sürdüreceğiz ve bu sorumluluğu taşımak zorundayız.
Son günlerde billboard ihalesiyle ilgili gelişmeler de dikkat çekici. İslam Keles’in 7,5 milyon lira teklif verdiği fakat ihale sonucunun 4,5 milyon liraya sonuçlandığı bilgisi dolaşıyor. Şu an tartışmalı bir durum var ve bu konudaki asıl mesele, çeşitli iddialarla gündeme taşıyabileceğimiz hukuki süreçlerdir. Herkesin bu durum karşısında hangi hamleleri yapacağı merak konusu. Oluşan bu belirsizlikler, ileride daha fazla tartışma çıkarabilir.
Düzce’nin kalkınmasına katkı sağlayacak iki önemli alan; turizm ve tarımdır. Düzce, bu potansiyele sahip olduğu halde henüz bu alanlardan bekleneni alamamıştır. Dört bir yanında doğal güzelliklere sahip olan Düzce, potansiyelini harekete geçirebilecek bir yönelişe ihtiyaç duymaktadır.
İstanbul ve Ankara kıymetli olabilir, fakat yerel değerlerin de öne çıkarılması gerektiği unutulmamalıdır. Bu bağlamda, Düzce’nin önündeki mücadele gücünü göstermek, bölgemize katma değer yaratmak konusunda neler yapabileceğimize odaklanmakta fayda var. Her şey bir hayal gibi görünüyor olabilir, fakat hedefe doğru adımlar atmak için çabalamalıyız.
Ülkemiz adına, değişen dinamikler karşısında her gün daha fazla sorgulama yapılıyor. Bu süreçlerde kazanan kimdir, kaybeden kimdir sorularına yanıt aramak, asıl önemli konudur. Düzce’nin yararı için en doğru adımları atmalıyız.
Her zaman olduğu gibi, dualarımızla bu meselelerin üstesinden geleceğimize inanıyoruz. Bugüne kadar yapılan tüm eylemlerin sonuna kadar takipçisi olacağız. Düzce, geleceğine umutla bakmalı ve bu yolda el