03 Nisan 2025 Perşembe
Hayatımızın her alanında hızla ilerleyişinin etkisini gösteren teknoloji, muhasebe açısından da birçok gelişmeyi beraberinde getirmiştir. Böylelikle birçok konunun takibi kolaylaşmış ve hata yapma riski azalmış olsa da ne yazık ki beklenenin aksine iş yükü artmaya devam etmiş, beyan sayıları artarak Mali Müşavirlerin sırtındaki yük dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Son dönemde eklenen bir yeni sorumluluk ise “Enflasyon Muhasebesi” zorunluluğunun getirilmesidir.
Enflasyon Muhasebesi ya da Enflasyon Düzeltmesi en genel anlamıyla; paranın satın alma gücündeki değişmeler nedeniyle gerçek durumu gösteremeyen mali tabloların, gerçeği yansıtacak şekilde düzeltilmesidir.
Türkiye’de enflasyon düzeltmesi Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen kriterlere uygun olarak yapılır. Enflasyon Muhasebesi yapmanın şartları; yıllık enflasyon oranının %100’ü aşması veya son üç yıllık enflasyon oranının %10 dan fazla olmasıdır. Bu durumda ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ortam enflasyon muhasebesini hayata geçirmeyi zorunlu kılmıştır.
Enflasyon muhasebesinin etki alanını Vergi Dairesi açısından ele aldığımızda en önemli husus 2024 yılı ve sonrası dönmelerde Geçici Vergi ve Kurumlar Vergisi matrahlarının belirlenmesidir.
Enflasyon muhasebesi mali tabloların gerçek ekonomik durumu yansıtması, yüksek enflasyon ortamında sağlıklı finansal tablolar oluşturmak ve şirketlerin doğru finansal kararlar alabilmesi açısından oldukça gerekli ve önemlidir. Fakat kısa süre içinde uygulamaya konulup yapılması beklenen Enflasyon Muhasebesi’ne geçiş olağan sorunları da beraberinde getirmiştir. Örneğin; gerek şirketlerin gerekse de denetim firmalarının bünyesinde Enflasyon Muhasebesi’nin nasıl uygulanacağını bilen insan kaynağı her ne kadar eğitimler verilse de şuan için yetersiz düzeydedir.
Diğer sorun; Enflasyon muhasebesi parasal olmayan varlıkları tarihi maliyetleriyle hesaplayan bir tekniktir. Parasal olmayan bu kalemler yıllar içinde birikerek bilançoda yer alır. Önceki yıllardan itibaren aktif girişi olan varlıkların tarihleri ve tutarlarını bulmak külfetli ve zaman alıcıdır.
Bir diğer sorun ise; sistem altyapısındaki yetersizliklerdir. Excel bazlı çözümler bilgi güvenliği açısından yetersiz kalabilmektedir. Bunların yanısıra Enflasyon Muhasebesi mali tabloların yapısını değiştirdiği için mali tabloların doğru yorumlanabilmesi için iyi bir finansal okur yazarlık zorunlu hale gelmiştir.
Tüm bu çerçeveden ele alındığında Mali Müşavirler için Enflasyon Muhasebesi yeni ve zorlu bir süreç olarak önümüzdeki zamanlarda avantaj ve dezavantajlarıyla birçok açıdan yeniden ele alınabileceği öngörülebilmektedir.
SMMM Nilay Elverici