DOLAR 37,9398 -0.01%
EURO 42,2331 2.41%
ALTIN 3.752,85-1,92
BITCOIN 3108683-3.40031%
Bolu

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Nilay Elverici

Nilay Elverici

03 Nisan 2025 Perşembe

Ankara Sanayi Zirvesinde Ekonomi Alarmı!

Ankara Sanayi Zirvesinde Ekonomi Alarmı!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ankara Sanayi Odası Eylül Ayı Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi

ANKARA – BHA

Ankara Sanayi Odası (ASO) Eylül Ayı Meclis Toplantısı, ASO Meclis Başkanı Celal Koloğlu’nun liderliğinde gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, güncel ekonomik gelişmelere dikkat çekti.

Başkan Ardıç, konuşmasına küresel gelişmeler üzerinden başladı. ABD’deki seçim süreci, Orta Doğu’daki artan gerilim, Uzak Doğu’daki güç dengelerinde yaşanan değişiklikler ve enerji kaynaklarına erişim konusundaki rekabetin, küresel jeopolitik ortamın kırılganlığını artırdığını ifade etti. Yüksek faiz oranları, borç sürdürülebilirliği zorlukları, devam eden jeopolitik gerginlikler ve iklim krizi gibi unsurların büyümeyi tehdit ettiğine vurgu yapan Ardıç, “Dünyanın en büyük üretim merkezi olan Çin’in yavaşlaması, ticaret ortaklarını önemli ölçüde etkileyecektir” dedi.

Küresel borç miktarının 2023 yılı itibarıyla 315 trilyon dolara ulaştığını ve bu rakamın dünya gayrisafi yurt içi hasılasının %333’üne denk geldiğini belirten Ardıç, “Önümüzdeki dönemde küresel ölçekte önemli bir risk olarak devletlerin borçlanma krizini göreceğiz” diye ekledi.

"Umarım Stagflasyon Riski ile Karşı Karşıya Kalmayız"

Türkiye’deki en önemli ekonomik gündem maddesi olan enflasyon üzerine de görüşlerini belirten Ardıç, "Temmuz ayında yıllık bazda enflasyon düşerken, aylık bazda bir ivmelenme görüldü. Ağustos’ta baz etkisiyle fiyat artış hızı azaldı, ancak alım gücünde ciddi tahribat yaşanmaya devam ediyor. Büyüme rakamları enflasyonda bir düşüş sinyali verse de, ekonominin yavaşlaması her zaman enflasyonun düşeceği anlamına gelmiyor. Stagflasyon riski de göz ardı edilmemeli” dedi.

Özellikle son iki aydaki düşüş eğiliminin devam edeceğini umduğunu belirten Ardıç, enflasyon oranlarının, baz etkisi sona erdikten sonra nasıl bir seyir izleyeceğinin kritik olduğunu sözlerine ekledi.

"Erken Faiz İndirimi Ödediğimiz Bedellerin Boşa Gitmesi Anlamına Gelir"

Yüksek faiz oranlarının sanayicilere en büyük zararı verdiğini ifade eden Ardıç, ABD Merkez Bankası’nın 50 baz puanlık faiz indiriminin ardından Türkiye’de faiz indirim beklentilerinin arttığını kaydetti. Ardıç, "Hızla faiz indirmek, bugüne kadar ödediğimiz bedellerin boşa gitmesi demektir. Merkez Bankamızın alacağı kararlarla ilgili güvenimizin tam olduğunu belirtmek istiyorum" dedi.

Enflasyonla etkin mücadele için maliye ve gelir politikalarının güçlü desteğine ihtiyaç duyulduğunu belirten Ardıç, “Kamu desteğinin sınırlı kaldığı bir enflasyonla mücadele politikası, faizlerin uzun süre yüksek kalmasına ve ekonomimizin daha fazla tahrip olmasına yol açar” ifadelerini kullandı.

"Beklenti Anketlerindeki Farklılaşma Fiyatlama Davranışlarını Bozuyor"

Enflasyonla mücadelede güven tesisinin öneminden bahseden Ardıç, "Beklenti anketlerine göre 12 ay sonrası için piyasa katılımcıları %27,5, reel sektör %53,8, hane halkı ise %73,1 enflasyon öngörüyor. Bu farklılaşma, fiyatlama davranışlarını bozarak enflasyon fırsatçılarına zemin hazırlıyor” dedi.

"Enflasyonda Kalıcı Düşüş için Reel Sektör Güçlü Kalmalı"

Türkiye ekonomisinin yılın ikinci çeyreğindeki %2,5 büyümesine rağmen sanayi sektörünün %1,8 daraldığına dikkat çeken Ardıç, bu durumun istihdam ve katma değer yaratma açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirtti. KOBİ’ler için özel kredi destek mekanizmalarının acilen devreye alınması gerektiğini vurgulayan Ardıç, "Düşük faizli, uzun vadeli kredilerin sağlanması sanayicilerimizin üretimine devam edebilmesi açısından şarttır" dedi.

"İmalat Sanayindeki Daralma, Sanayisizleşme Eğilimine İşaret Ediyor"

Başkan Ardıç, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayanarak, Gayrisafi Milli Hasıla içerisinde imalat sanayisinin payının 1998’de %25,8 iken 2023’te %21,3 seviyesine gerilediğine işaret etti. Ayrıca, istihdam payının %21,7’den %19,8’e düştüğünü belirterek, "Bu daralma, Türkiye’nin sanayisizleşme eğiliminde olduğunu gösteriyor" dedi.

"Ülkemiz, Ekonomimiz için Büyük Fırsat Olan Genç Nüfus Özelliğini Kaybediyor"

Doğurganlık oranının 1965’ten bu yana en düşük seviyeye ulaştığını dile getiren Ardıç, "Doğurganlık hızımız 1,51 ile nüfusun yenileme düzeyi olan 2,10’un altında kaldı. Ülkemiz, genç nüfusunu kaybediyor ve bu durum ekonomimiz açısından büyük bir fırsatı yitiriyor. Sığınmacıların doğum hızının yüksek olması da demografik yapımız için ciddi bir risk” ifadelerini kullandı.

"Övüncümüzün Asıl Kaynağı Yüksek Teknoloji İhracat Olmalı"

Son olarak, Ar-Ge çalışmalarına önem verilmesi gerektiğini belirten Başkan Ardıç, yüksek teknolojili üretim ve ihracatın Türkiye’nin sınıf atlaması için kritik olduğunu vurguladı. Ardıç, "İhracatımız artıyor ve rekor kırıyor. Fakat övüncümüzün asıl kaynağı yüksek teknolojili ihracatımız olmalıdır" dedi.